cote
Fransızca cote nedir, Fransızca - Türkçe sözlük cote ne demek?
n f
1 numéro numara [nu\'maɾa]
◊ la cote d\'un livre de bibliothèque — bir kitabın kitaplık numarası
2 valeur değer [de\'eɾ]
◊ la cote d\'une voiture d\'occasion — kullanılmış araba değeri
3 cote de popularité toplumca beğenilme
◊ la cote de popularité d\'un homme politique — bir siyaset adamının toplumca beğenilmesi
4 ölçü [œl\'ʧy]
◊ couper une pièce aux bonnes cotes — bir parçayı tam ölçülerinde kesmek
n f
1 pente yokuş [jo\'kuʃ]
◊ monter la côte — yokuş çıkmak
2 littoral deniz kıyısı
◊ longer la côte — deniz kıyısından gitmek
♦ la Côte d\'Azur Fransa\'nın Akdeniz kıyısı
◊ passer ses vacances sur la Côte d\'Azur — Tatilini Côte d\'Azur\'de geçirmek
3 viande pirzola [piɾ\'zoɫa]
◊ une côte de porc / bœuf — sığır pirzolası
4 côte à côte yanyana
◊ être / marcher côte à côte — yanyana bulunmak, yürümek
5 os kaburga [ka\'buɾga]
◊ se casser une côte — bir kaburgasını kırmak
6 rayure kot [kot]
◊ un velours à côtes — kotlu kadife
n m
1 bord kıyı [kɯ\'jɯ]
◊ stationner sur le côté de la route — yolun kıyısında parketmek
2 partie taraf [ta\'ɾaf]
◊ les deux côtés d\'une feuille de papier — bir kâğıt yaprağın iki tarafı
3 yön, taraf [ta\'ɾaf]
◊ De quel côté vas-tu ? - Je vais du côté de la gare. — Ne tarafa gidiyorsun ? - Gar tarafına gidiyorum.
4 aspect yan [jan]
◊ les bons et les mauvais côtés d\'une situation — bir durumun iyi ve kötü yanları
5 de l\'autre côté de öbür yan
◊ passer de l\'autre côté de la frontière — sınırın öbür yanına geçmek
◊ habiter de l\'autre côté de la rue — sokağın öbür yanında oturmak
6 mettre qqch de côté bir şeyi kenara koymak
◊ Je t\'ai mis une part de gâteau de côté. — Senin pasta payını kenara koydum.
7 d\'un côté. . . , d\'un autre côté. . . bir yandan, öte yandan
◊ D\'un côté, il aimerait partir, d\'un autre côté, il a peur. — Bir yandan gitmek istiyor, öte yandan korkuyor.
/kot / nf masraf\vergi payı; sıra numarası; fiyat listesi; kot, rakım; mec. itibar, saygınlık avoir la cote saygınlığı olmak, beğenilmek cote d'alerte kritik nokta, tehlikeli nokta cote mal taillée uzlaşma, uyuşma
/kot / nf kaburga kemiği; eğe; kaburga, pirzola; yokuş, bayır, yamaç; deniz kıyısı à mi-côte yarı yolda aller à la côte (gemi) karaya oturmak côte à côte yan yana être à la côte işi kötü durumda olmak se tenir les côtes katıla katıla gülmek
/kote / nm böğür; yer, yön, taraf; kenar à côté yanında de côté eğik olarak, yandan de côte et d'autre şurda burda de mon côté bana gelince donner à côté karavana atmak du côté de yönünde laisser de côté bırakmak, vazgeçmek mettre de côté bir kenara koymak, ayırmak regarder de côté yan gözle bakmak
Fransızca - Türkçe sözlüğünde Fransızca cote kelimesinin Türkçe manası nedir? Fransızca dilindeki cote kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. cote diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful