get
İngilizce get nedir, İngilizce - Türkçe sözlük get ne demek?
v. almak, edinmek, elde etmek, ele geçirmek; satın almak; getirmek, götürmek; varmak, gelmek; kazanmak; yapmak; idrak etmek; yaptırmak, ettirmek, etmek; kavramak, anlamak; başına gelmek; olmak; başlamak; canına okumak; öldürmek; açığını bulmak, yalanını çıkarmak
* * *
[ɡet]
past tense - got; verb
1) (to receive or obtain: I got a letter this morning.) almak
2) (to bring or buy: Please get me some food.) getirmek, (satın) almak
3) (to (manage to) move, go, take, put etc: He couldn\'t get across the river; I got the book down from the shelf.) geçmek, almak, koymak
4) (to cause to be in a certain condition etc: You\'ll get me into trouble.) yaptırmak, olmasına neden olmak
5) (to become: You\'re getting old.) olmak
6) (to persuade: I\'ll try to get him to go.) ikna etmek
7) (to arrive: When did they get home?) varmak
8) (to succeed (in doing) or to happen (to do) something: I\'ll soon get to know the neighbours; I got the book read last night.) ...-tırmak, ...-tırmak
9) (to catch (a disease etc): She got measles last week.) yakalanmak, olmak, tutulmak
10) (to catch (someone): The police will soon get the thief.) yakalamak
11) (to understand: I didn\'t get the point of his story.) anlamak
•
- getaway
- get-together
- get-up
- be getting on for
- get about
- get across
- get after
- get ahead
- get along
- get around
- get around to
- get at
- get away
- get away with
- get back
- get by
- get down
- get down to
- get in
- get into
- get nowhere
- get off
- get on
- get on at
- get out
- get out of
- get over
- get round
- get around to
- get round to
- get there
- get through
- get together
- get up
- get up to
h_v.yaptır+e.al
/get/ e. almak, elde etmek; olmak, hale gelmek; varmak, ulaşmak; uğraşmak, ilgilenmek, bakmak; gidip getirmek, gidip almak; (belirli bir duruma) getirmek; ettirmek, yaptırmak, -tirmek, -tırmak; hazırlamak; götürmek; vurmak; anlamak; (hastalık/soğuk) kapmak, almak, tutulmak, -e yakalanmak; kon. kızdırmak, canını sıkmak, gıcık etmek get (sb) into durumuna koymak; (derde, vb.) sokmak get a clean bill of health temiz kağıdı almak get a cross anlaşılmasını sağlamak, açıklamak get a crush on sb gönül bağlamak get a hand alkış toplamak get a long (kd) gitmek, ayrılmak; ilerlemek, becermek, başarmak; becermek; anlaşmak, uyum sağlamak get a way with sth paçayı kurtarmak get about seyahat etmek, dolaşmak; yürümek, gezinmek; yayılmak get across anlaşılmak, kabul edilmek, benimsenmek; anlaşılmasını sağlamak get after eleştirmek; azarlamak get ahead ilerlemek, önüne geçmek get along gitmek, ayrılmak; ilerlemek, iyi gitmek, gelişmek; sürdürmek, devam etmek, idare etmek; iyi ilişkiler içinde olmak, geçinmek get around dolaşmak; -den kaçınmak get at ulaşmak, erişmek; demek istemek; kon. kaba şeyler söylemek get away with kötü bir şey yapmak ve cezasından kurtulmak, yırtmak get away kaçmak get back dönmek, geri gelmek, geri dönmek get back at sb kon. -den intikam almak, öc almak get behind geri kalmak get by yaşamını sürdürmek; şöyle böyle olmak, idare eder olmak, iyi sayılır olmak get down to dört elle sarılmak, ciddiyetle girişmek get even with intikam almak get in içeri girmek; gelmek, varmak; (taşıta) binmek; seçilmek, iktidara gelmek; (at/on ile) yer almak; (bir şey) söylemek get in with sb gözüne girmek, dostluk kurmak get into binmek; öğrenmek, alışmak get nowhere fast yerinde saymak get off (bir araçtan, vb.) inmek; hareket etmek, yola çıkmak, ayrılmak; kurtulmak; (işten) paydos etmek, çıkmak; cezadan kurtulmak; kurtarmak get off with İİ. kon. (karşı cinsten biriyle) ilişki kurmak get on anlaşmak, geçinmek; ilerlemek, gitmek; binmek; başarmak; devam etmek, sürdürmek; (for ile) (zaman, yaş, vb.) -e gelmek, varmak get on the good side of sb gözüne girmek get on to sb izini araştırıp bulmak; temas kurmak, görüşmek get on with sth devam etmek get one's back up barut kesilmek get onto ile konuşmak/yazışmak, bağlantı kurmak; bulmak, ortaya çıkarmak; hakkında konuşmaya başlamak, konusuna gelmek; binmek get out ayrılmak, gitmek, çıkmak, terk etmek; kaçmak, sıvışmak, tüymek; kaçmasına neden olmak, kaçırmak; (sır vb.) sızmak, yayılmak; üretmek get out of sorumluluktan kaçmak; bırakabilmek, vazgeçebilmek; -den zorla almak; -den kazanmak, elde etmek get out of the wrong side of the bed sol tarafından kalkmak get over atlatmak, yırtmak; anlaşılmak; anlaşılmasını sağlamak; iyileşmek, kurtulmak, atlatmak get round ikna etmek, kandırmak; kendi lehine çevirmek, yararlanmak get sb down moralini bozmak, rahatsız etmek, canını sıkmak, üzmek, hasta etmek get sb in çağırmak get sb off with sb kon. birini karşı cinsten biriyle tanıştırmak get sb off kurtarmak get sth a cross to sb açıklamak get sth done yaptırmak, ettirmek, (yapılmış hale) getirmek; başına gelmek, -tirmek get sth down not etmek, yazmak, kaydetmek; yutmak get sth in toplamak, içeri almak get sth off çıkarmak; göndermek; (kd) öğrenmek get sth over (with) bitirmek get the inside track kaleyi içinden fethetmek get through (telefonda) çıkarmak, bulmak, görüşebilmek; anlaşılmak; anlaşılmasını sağlamak; bitirmek; başarıyla bitirmek, başarmak get together toplanmak, bir araya gelmek, buluşmak get up to varmak, yetişmek; (özellikle kötü bir şey) yapmak, yapmak üzere olmak get up yataktan kalkmak; yataktan kaldırmak; (rüzgar, yangın, vb.) çıkmak, artmak, şiddetlenmek; yükseltmek have got -e sahip olmak, -sı olmak
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce get kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki get kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. get diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful