mean

İngilizce mean nedir, İngilizce - Türkçe sözlük mean ne demek?

adj. adi, aşağılık, eli sıkı, cimri, hasis, kılıksız, keyifsiz, huysuz, utangaç, ahlaksız, zor, orta, ortalama, orantılı, vasati
————————
n. orta, ortalama, ılımlılık
————————
v. niyet etmek, kastetmek, demek istemek, demek olmak, anlamına gelmek, demeye gelmek, ifade etmek, tasarlamak
* * *
1. anlam (n.)
2. anlamına gel (v.)
3. ortalama (n.)
* * *
[mi:n]
I adjective
1) (not generous (with money etc): He\'s very mean (with his money / over pay).) cimri
2) (likely or intending to cause harm or annoyance: It is mean to tell lies.) terbiyesizlik
3) ((especially American) bad-tempered, vicious or cruel: a mean mood.) huysuz, kötü huylu
4) ((of a house etc) of poor quality; humble: a mean dwelling.) yoksul, fakir
•
- meanly
- meanness

- meanie

II
1. adjective
1) ((of a statistic) having the middle position between two points, quantities etc: the mean value on a graph.) orta
2) (average: the mean annual rainfall.) ortalama
2. noun
(something that is midway between two opposite ends or extremes: Three is the mean of the series one to five.) ortalama (değer)
III
1. past tense, past participle - meant; verb
1) (to (intend to) express, show or indicate: `Vacation\' means `holiday\'; What do you mean by (saying/doing) that?) demek, anlamına gelmek
2) (to intend: I meant to go to the exhibition but forgot; For whom was that letter meant?; He means (= is determined) to be a rich man some day.) niyeti olmak, niyet etmek
•
- meaning
2. adjective
((of a look, glance etc) showing a certain feeling or giving a certain message: The teacher gave the boy a meaning look when he arrived late.) anlamlı
- meaningful
- meaningless

- be meant to

- mean well

v.anlamına gel:n.anlam

/mi:n/ s. pinti, cimri; kaba, çirkin; huysuz, haşin; adi, bayağı, alçak, acımasız; orta, vasati ¤ a. orta, vasat; ortalama ¤ e. anlamına gelmek, demek olmak; demek istemek, kastetmek; istemek, niyet etmek be meant for için olmak, -e ait olmak be meant to -mek zorunda olmak, -mesi gerekmek feel mean keyifsiz hissetmek hit the happy mean ikisinin ortası gitmek mean business kon. ciddi olmak, niyetli olmak mean calorie fiz. ortalama kalori mean deviation ortalama sapma mean effective pressure ortalama etkili basınç mean free path fiz. ortalama serbest yol mean life fiz. ortalama ömür mean noon gökb. ortalama öğle mean power ortalama güç mean pressure ortalama basınç mean price ortalama fiyat mean proportional mat. orta orantılı mean repair time biliş. ortalama onarım zamanı mean sea level ortalama deniz seviyesi mean solar time gökb. ortalama güneş zamanı mean square deviation ortalama üstikisel sapma mean stress ortalama gerilim mean sun gökb. ortalama güneş mean temperature ortalama sıcaklık mean time between failures arızalar arası ortalama zaman mean time to repair biliş. onarım için harcanan ortalama zaman mean time vasati güneş saati mean value ortalama değer mean velocity ortalama hız mean water level ortalama su düzeyi mean well (bir işe yaramasa bile) iyi niyetli olmak


İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce mean kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki mean kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. mean diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Was this article helpful?

93 out of 132 found this helpful