live
İngilizce live nedir, İngilizce - Türkçe sözlük live ne demek?
adj. canlı, yaşayan, hayat dolu, diri; elektrikli, hareketli; güncel; naklen; elektrik yüklü; sönmemiş; yanmamış; parlak
————————
v. yaşamak, hayatta kalmak; oturmak; hayatın tadını çıkarmak
* * *
1. yaşa (v.)
2. canlı (adj.)
* * *
I
1. [liv]
verb
1) (to have life; to be alive: This poison is dangerous to everything that lives.) yaşamak
2) (to survive: The doctors say he is very ill, but they think he will live; It was difficult to believe that she had lived through such an experience.) yaşamak, sağ/hayatta kalmak
3) (to have one\'s home or dwelling (in a particular place): She lives next to the church; They went to live in Bristol / in a huge house.) yaşamak, oturmak
4) (to pass (one\'s life): He lived a life of luxury; She lives in fear of being attacked.) yaşamak, ... sürmek, ... geçinmek
5) ((with by) to make enough money etc to feed and house oneself: He lives by fishing.) (... ile) geçinmek
•
- -lived
- living
2. noun
(the money etc needed to feed and house oneself and keep oneself alive: He earns his living driving a taxi; She makes a good living as an author.) geçim
- living-room
- live-in
- live and let live
- live down
- live in, out
- live on
- live up to
- within living memory
- in living memory
II
1.
adjective
1) (having life; not dead: a live mouse.) canlı, diri
2) ((of a radio or television broadcast etc) heard or seen as the event takes place; not recorded: I watched a live performance of my favourite opera on television; Was the performance live or recorded?) canlı
3) (full of energy, and capable of becoming active: a live bomb) aktif, enerji dolu
4) (burning: a live coal.) yanmakta olan
2. adverb
((of a radio or television broadcast etc) as the event takes place: The competition will be broadcast live.) canlı olarak
- lively
- liveliness
- livestock
- live wire
v.yaşa:adj.canlı
/liv/ e. yaşamak; oturmak, yaşamak; gereksinimlerini karşılamak, geçinmek live and let live hoşgörülü olmak live by the book dürüstçe yaşamak, yasalara uymak live by ile yaşamak, geçinmek live down (kötü bir şeyi) unutturmak, unutulmasını sağlamak live/eat high on/off the hog bir eli yağda, bir eli balda olmak live from hand to mouth elden ağıza yaşamak live off -den geçimini sağlamak live on ile geçinmek; ile beslenmek live through zorluklara rağmen başarmak live up to -e uygun olmak live with ile birlikte yaşamak; kabullenmek, dayanmak /layv/ s. diri, canlı; (bomba, vb.) patlamamış, canlı; elektrikle yüklü, cereyanlı; (yayın) canlı live axle canlı aks, hareket dingili live broadcast elek. naklen yayın, canlı yayın live load canlı yük, hareketli yük live programme elek. naklen program, canlı program live rail cereyanlı ray, akımlı ray live steam taze buhar, sağlam buhar live transmission elek. naklen yayın, canlı yayın live wire elektrikli tel
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce live kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki live kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. live diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful