ardıl

Türkçe ardıl nedir, Türkçe - Arapça sözlük ardıl ne demek?

تدرجي
تعاقبي
تمثيلية
تناوبي
دائم
دافق
دراك
ديوم
سلسلة
صمد
فائض
فياض
متتابع
متتال
متدفق
مترابط
مترافق
متسلسل
متصل
متعاقب
متقارن
متلاحق
متلازم
متماسك
متناوب
متواتر
متواصل
متوال
مداوم
مدعم
مرتبط
مرسخ
مستتب
مستديم
مستقر
مستمر
مسلسل
مسنود
معاقب
معزز
مقيم
مناوب
منصب

1. تدرجي [تَدَرُّجِيّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
2. تعاقبي [تَعَاقُبِيّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
3. تمثيلية [تَمْثِيلِيَّة]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
4. تناوبي [تَنَاوُبِيّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
5. دائم [دائِم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
6. دافق [دافِق]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
7. دراك [دِرَاك]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
8. ديوم [دَيُّوم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
9. سلسلة [سلسلة]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
10. صمد [صَمَد]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
11. فائض [فائِض]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
12. فياض [فَيَّاض]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
13. متتابع [مُتَتَابِع]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
14. متتال [مُتَتَالٍ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
15. متصل [مُتَّصِل]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
16. متدفق [مُتَدَفِّق]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
17. مترابط [مُتَرَابِط]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
18. مترافق [مُتَرَافِق]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
19. متسلسل [مُتَسَلْسِل]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
20. متعاقب [مُتَعَاقِب]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
21. متقارن [مُتَقَارِن]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
22. متلاحق [مُتَلَاحِق]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
23. متلازم [مُتَلَازِم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
24. متماسك [مُتَمَاسِك]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
25. متناوب [مُتَنَاوِب]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
26. متواتر [مُتَوَاتِر]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
27. متواصل [مُتَوَاصِل]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
28. متوال [مُتَوَالٍ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
29. مداوم [مُدَاوِم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
30. مدعم [مُدَعَّم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
31. مرتبط [مُرْتَبِط]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
32. مرسخ [مُرَسَّخ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
33. مستتب [مُسْتَتِبّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
34. مستديم [مُسْتَدِيم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
35. مستقر [مُسْتَقِرّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
36. مستمر [مُسْتَمِرّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
37. مسلسل [مُسَلْسَل]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
38. مسنود [مَسْنُود]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
39. معاقب [مُعَاقَب]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
40. معاقب [مُعَاقِب]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
41. معزز [مُعَزَّز]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
42. مقيم [مُقِيم]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
43. مناوب [مُنَاوِب]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef
44. منصب [مُنْصَبّ]
Anlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef


Türkçe - Arapça sözlüğünde Türkçe ardıl kelimesinin Arapça manası nedir? Türkçe dilindeki ardıl kelimesinin Arapça dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. ardıl diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Was this article helpful?

93 out of 132 found this helpful