favour
İngilizce favour nedir, İngilizce - Türkçe sözlük favour ne demek?
n. lütuf, iyilik, yardım, sevilme, beğenilme, hediye (sürpriz), ayrıcalık, koruma, iltimas, kayırma, taraftarlık
————————
n. şeref nişanı
————————
v. dikkat göstermek, benzemek, iyilik etmek, şereflendirmek, yardımda bulunmak, kayırmak, tutmak, desteklemek, kabul etmek
* * *
1. lütfet (v.)
2. teveccüh (n.)
* * *
[\'feivə]
1. noun
1) (a kind action: Will you do me a favour and lend me your car?) iyilik, lütuf
2) (kindness or approval: She looked on him with great favour.) onay, beğeni
3) (preference or too much kindness: By doing that he showed favour to the other side.) kayırma, iltimas
4) (a state of being approved of: He was very much in favour with the Prime Minister.) gözde, olma
2. verb
(to support or show preference for: Which side do you favour?) desteklemek, kayırmak
- favourable
- favourably
- favourite
3. noun
(a person or thing that one likes best: Of all her paintings that is my favourite.) favori, gözde biri/bir şey
- favouritism
- in favour of
- in one\'s favour
v.lütfet:n.teveccüh
/'feyvı/ a. onaylama, onay, destek; kayırma, iltimas; iyilik, yardım, lütuf ¤ e. yüreklendirmek, desteklemek, onaylamak, lehinde olmak, yanında olmak; iltimas etmek, kayırmak favour tariff ikramlı tarife in favour of -in yanında, tarafında, lehinde
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce favour kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki favour kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. favour diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful