equal
İngilizce equal nedir, İngilizce - Türkçe sözlük equal ne demek?
adj. eşit, denk, eş, aynı, başabaş, uygun, yeterli, yanlı, hayır demez, dengeli, düzenli, sakin, dingin
————————
n. yaşıt, akran, denk, emsal
————————
v. eş değerde olmak, bir olmak, yetişmek
* * *
1. eşit ol (v.)
2. eşit (adj.)
* * *
[\'i:kwəl]
1. adjective
(the same in size, amount, value etc: four equal slices; coins of equal value; Are these pieces equal in size? Women want equal wages with men.) eşit, aynı
2. noun
(one of the same age, rank, ability etc: I am not his equal at running.) akran, eş
3. verb
(to be the same in amount, value, size etc: I cannot hope to equal him; She equalled his score of twenty points; Five and five equals ten.) eşit olmak, denk olmak
- equality
- equalize, equalise
- equally
- equal to
v.eşit ol:adj.eşit
/'i:kwıl/ s. eşit, eş, denk ¤ e. -e eşit olmak ¤ a. eş, akran be equal to eşit olmak, bir olmak, aynı olmak; uygun olmak equal mind soğukkanlılık equal pay eşit ücret equal to new yeni gibi of equal size aynı ölçüde
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce equal kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki equal kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. equal diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful