age
İngilizce age nedir, İngilizce - Türkçe sözlük age ne demek?
n. yaş; asır; devir, çağ; erginlik, reşit olma; yaşlılık
————————
v. yaşlandırmak, yıpratmak, yaşlanmak, ihtiyarlamak, kocamak
* * *
1. yaşlan (v.)
2. yaş (n.)
* * *
[ei‹]
1. noun
1) (the amount of time during which a person or thing has existed: He went to school at the age of six (years); What age is she?) yaş
2) ((often with capital) a particular period of time: This machine was the wonder of the age; the Middle Ages.) çağ
3) (the quality of being old: This wine will improve with age; With the wisdom of age he regretted the mistakes he had made in his youth.) yaşlılık, yaşlanma, eskime
4) ((usually in plural) a very long time: We\'ve been waiting (for) ages for a bus.) çok uzun zaman
2. verb
(to (cause to) grow old or look old: He has aged a lot since I last saw him; His troubles have aged him.) yaşlanmak, ihtiyarlamak
- aged
- ageless
- age-old
- the aged
- come of age
- of age
v.yaşlan:n.yaş
/eyc/ a. yaş; çağ; yaş, yaşlılık; rüşt; kon. çok uzun zaman, asır ¤ e. yaşlanmak, ihtiyarlamak; eskimek; yaşlandırmak, ihtiyarlatmak; eskitmek; (şarap, vb.) yıllanmak; yıllandırmak at an advanced age ileri yaşlarda; yaşını başını almış at the age of ... yaşında age limit yaş sınırı, yaş limiti be of age reşit olmak come of age rüştünü ispat etmek over age yaşı geçkin under age yaşı tutmayan, yaşça küçük for ages uzun süredir from age to age çağdan çağa, çağlar boyu age group yaş grubu
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce age kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki age kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. age diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful