come

İngilizce come nedir, İngilizce - Türkçe sözlük come ne demek?

interj. hadi, çabuk, deme
————————
n. meni, sperma, bel
————————
v. gelmek, ulaşmak, buyurmak; görünmek; ileri gelmek; tatmin olmak; tavır takınmak; orgazm olmak
* * *
gel
* * *
1. past tense - came; verb
1) (to move etc towards the person speaking or writing, or towards the place being referred to by him: Come here!; Are you coming to the dance?; John has come to see me; Have any letters come for me?) gelmek
2) (to become near or close to something in time or space: Christmas is coming soon.) gelmek, yaklaşmak
3) (to happen or be situated: The letter `d\' comes between `c\' and è\' in the alphabet.) gelmek
4) ((often with to) to happen (by accident): How did you come to break your leg?) olmak, meydana gelmek
5) (to arrive at (a certain state etc): What are things coming to? We have come to an agreement.) belli bir duruma gelmek
6) ((with to) (of numbers, prices etc) to amount (to): The total comes to 51.) tutmak, gelmek
2. interjection
(expressing disapproval, drawing attention etc: Come, come! That was very rude of you!) Haydi canım!; Amma yaptın ha!; Haydi bakalım!
- comer
- coming

- comeback

- comedown

- come about

- come across

- come along

- come by

- come down

- come into one\'s own

- come off

- come on

- come out

- come round

- come to

- come to light

- come upon

- come up with

- come what may

- to come

gel

/kam/ e. gelmek; ulaşmak; gelip çatmak; olmak; başlamak; elde edilmek, üretilmek, gelmek; görünmek; arg. orgazma varmak, boşalmak, (beli) gelmek ¤ a. arg. bel, meni come a cropper naneyi yemek come about olmak come across karşılaşmak, rastlamak; kon. etkileyici olmak, iyi etki yapmak come again kon. ne dedin!, buyur! come along ilerlemek, gelişmek, gitmek; (sağlık) iyiye gitmek; olmak, ortaya çıkmak; izlemek, takip etmek; ünl. kon. haydi çabuk! come apart kopuvermek, dağılıvermek come at/for üstüne üstüne gelmek come away İİ. terk etmek, ayrılmak, çekilmek; kopuvermek come away empty-handed eli boş dönmek come back geri gelmek; yeniden gözde olmak; hatırına gelmek, aklına gelmek come by elde etmek, sahip olmak; kazara ya da tesadüfen edinmek; karşılaşmak, rastlamak come clean açığa vurmak come down (geçmişten bugüne) gelmek; ucuzlamak; arg. (uyuşturucunun etkisi geçtikten sonra) ayılmak; gözden düşmek, saygınlığını yitirmek; düşmek, yıkılmak, çökmek; (büyük şehirden küçük bir yere) gelmek, inmek come down in the world yoksullaşmak, gerilemek, düşmek come down on üstelemek, zorlamak; cezalandırmak; acımasızca azarlamak come down to earth gerçeğe dönmek, gerçekçi olmak come down with kon. (hastalık) kapmak come in gözde olmak, moda olmak; (oyun, yarış, vb.'de) gelmek; seçilmek, başa geçmek; varmak, gelmek; olmak come in for (suç, vb.) maruz kalmak come in on kon. katılmak, yer almak come into miras olarak almak; başlamak come it a bit (too) strong kon. abartmak, saptırmak come of -den gelmek; ortaya çıkmak come of age reşit olmak come off kopmak; olmak, gerçekleşmek; başarmak, başarılı olmak; (film, oyun, vb.) gösterimden çıkarılmak, kalkmak come off it kon. ünl. Bırak numarayı!, Saçmalama!, Bırak bu ayakları!, Hadi canım sen de! Come on! Haydi!, Hadi!; Yok canım! come on görünmek; ortaya çıkmak; kon. ele alınmak; kon. başlamak; gelişmek, ilerlemek, gitmek; (sağlık) iyiye gitmek; takip etmek, izlemek; karşılaşmak, rastlamak come out against karşı çıkmak come out of one's shell kabuğundan çıkmak come (out) right yoluna girmek, iyi sonuçlanmak come out with kon. atılıvermek come over (bir yerden) gelmek; uğramak; taraf/görüş değiştirmek; bastırmak, sıkmak, rahatsız etmek come round ayılmak, kendine gelmek; düşünce/taraf değiştirmek, dönmek; barışmak; gelmek, olmak; yön değiştirmek; normalden fazla yol gitmek; sakinleşmek, yatışmak; uğramak come through gelmek; -den sonra hayatta kalmak, yaşamak; atlatmak come to gelmek; ulaşmak, varmak; birden aklına gelmek; ayılmak, kendine gelmek come to a dead end çıkmaza girmek come to an agreement anlaşmaya varmak come true gerçekleşmek come under ... tarafından idare edilmek/yönetilmek/denetlemek; karşılaşmak, uğramak come unstuck zor duruma düşmek come up ele alınmak, gündeme gelmek; kon. (piyango, vb.'de) çekilmek; olmak; yükselmek, itibar kazanmak; yaklaşmak come up against karşı karşıya kalmak, karşılaşmak come up roses güllük gülistanlık olmak come up to denk olmak, eşit olmak come up with kon. düşünmek, üretmek, bulmak come what may ne pahasına olursa olsun come within an inch/ace of doing sth bir şey yapmaya ramak kalmak how come kon. nasıl olur, nasıl oldu da to come gelecekteki, gelecek


İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce come kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki come kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. come diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Was this article helpful?

93 out of 132 found this helpful