broad

İngilizce broad nedir, İngilizce - Türkçe sözlük broad ne demek?

adj. geniş, enli, genel, yaygın; aksanlı, terbiyesiz, göze çarpan, açık, belli, hoşgörülü, ana, esas
————————
n. kadın, karı
* * *
geniş
* * *
[bro:d]
adjective
1) (wide; great in size from side to side: a broad street.) geniş, enli
2) (from side to side: two metres broad.) eninde, genişliğinde
3) (general; not detailed: We discussed the plans in broad outline.) genel, ayrıntılı olmayan
•
- broaden
- broadly

- broad daylight

- broad-minded

- broadside on

geniş

/bro:d/ s. geniş, enli; ... genişliğinde; sınırsız, geniş, engin; genel, yüzeysel; açık, belli as broad as it is long Ayvaz kasap hep bir hesap broad ax(e) dülger baltası, geniş ağızlı balta broad bean bakla broad gauge geniş hatlı demiryolu broad gauge railway demy. geniş hatlı demiryolu broad jump sp. Aİ. uzun atlama broad money supply geniş para arzı broad repeater biliş. genel yayın aktarıcısı


İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce broad kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki broad kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. broad diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Was this article helpful?

93 out of 132 found this helpful