blind
İngilizce blind nedir, İngilizce - Türkçe sözlük blind ne demek?
adj. kör, görmeyen; anlayışsız, düşüncesiz; saçma, gizli, okunaksız; açmayan (çiçek)
————————
n. jaluzi; stor; bahane, pusu, alem
————————
v. kör etmek; göz kamaştırmak; saklamak; hızlı sürmek
* * *
1. körleştir (v.)
2. kör (adj.)
* * *
1. adjective
1) (not able to see: a blind man.) kör, görmez, âmâ
2) ((with to) unable to notice: She is blind to his faults.) görmek/anlamak istemeyen, görmemezlikten gelen
3) (hiding what is beyond: a blind corner.) kör, görülmeyen
4) (of or for blind people: a blind school.) körlere ait
2. noun
1) ((often in plural) a screen to prevent light coming through a window etc: The sunlight is too bright - pull down the blinds!) çekme perde, stor perde
2) (something intended to mislead or deceive: He did that as a blind.) şaşırtmaca, örtmece, maske
3. verb
(to make blind: He was blinded in the war.) kör etmek
- blinding
- blindly
- blindness
- blind alley
- blindfold
4. verb
(to put a blindfold on (some person or animal).) gözlerini bağlamak
5. adjective, adverb
(with the eyes covered by a cloth etc: She came blindfold into the room.) gözleri bağlı
- blind spot
- the blind leading the blind
v.körleştir:adj.kör
/blaynd/ s. kör; anlayışsız, kavrayışsız; dikkatsiz, düşüncesiz, denetimsiz; nedensiz, amaçsız; görünmez; (uçuş) kör; (yol) çıkmaz ¤ e. kör etmek, körleştirmek; kör etmek, görmez/anlamaz hale getirmek ¤ a. güneşlik, perde be blind to gözü hiçbir şey görmemek, görememek, takdir edememek blind alley çıkmaz sokak blind approach beacon system hav. kör yaklaşma bikın sistemi blind arcade sağır sıra kemerler blind archway körkemer blind date kon. (kız ve erkek) ilk buluşma/görüşme blind drain trm. kuru dren blind drunk kon. körkütük sarhoş blind entry hileli yevmiye maddesi blind flange kör flanş blind floor inş. kördöşeme blind flying hav. kör uçuş blind hole mak. kör delik blind impulse ani ve düşüncesiz içgüdü/davranış blind landing hav. kör iniş blind leading the blind kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz blind man's buff körebe blind shaft mad. dahili kuyu, içkuyu blind spot hek. (gözdeki) kör nokta; sürücünün arka tarafındaki görülmesi zor kısım, kör nokta; bilinmeyen nokta, anlaşılmayan nokta, zayıf nokta blind valley coğ. kör vadi, kör koyak none so blind uyarılara kulaklarını tıkamış, başını kuma gömmüş turn a blind eye (to) -e göz yummak, görmezlikten gelmek
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce blind kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki blind kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. blind diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful