only
İngilizce only nedir, İngilizce - Türkçe sözlük only ne demek?
adj. tek, biricik, ancak, ağırbaşlı, başhemşire vakarlı
————————
adv. sadece, sade, yalnız, sırf, bir tek, daha
————————
conj. yalnız, ama, fakat
* * *
sadece
* * *
[\'əunli]
1. adjective
(without any others of the same type: He has no brothers or sisters - he\'s an only child; the only book of its kind.) tek, biricik
2. adverb
1) (not more than: We have only two cups left; He lives only a mile away.) sadece, yalnız
2) (alone: Only you can do it.) sadece, yalnız
3) (showing the one action done, in contrast to other possibilities: I only scolded the child - I did not smack him.) sadece, yalnızca
4) (not longer ago than: I saw him only yesterday.) daha
5) (showing the one possible result of an action: If you do that, you\'ll only make him angry.) sadece, yalnızca
3. conjunction
(except that, but: I\'d like to go, only I have to work.) ama, ne yapayım ki, ne çare ki
- only too
sadece
/'ounli/ be. ancak, yalnız, yalnızca, sadece, sırf ¤ bağ. ama, ne var ki, ancak ¤ s. biricik, tek if only ah bir, ah keşke only too çok, tamamen
İngilizce - Türkçe sözlüğünde İngilizce only kelimesinin Türkçe manası nedir? İngilizce dilindeki only kelimesinin Türkçe dilindeki manasını yukarıda okuyabilirsiniz. only diğer dillerde anlamlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Was this article helpful?
93 out of 132 found this helpful